türkiye’de kumar yargı yetkisi uzatma 14

TBB’nin 4 Yargı Paketi Görüşü

AİHM’nin içtihatlarında ortaya koyduğu kriterlere göre, objektif ve orantılı nitelikteki bu farklı uygulamalar AİHS’nin 14. Maddenin II.fıkrasında özel sınırlama sebepleri sayılmıştır. Bunlardan askerî yükümlülük bakımından millî güvenlik, kamu düzeni, devlet sırrı niteliğindeki bilgilerin açıklanmaması amaçlarıyla sınırlama hâlleri önem arz etmektedir\. Masaların kralı ol, poker ve blackjack turnuvalarında yeteneklerini sergile. paribahis\. Buna paralel olarak İç Hizmet Yönetmeliği’nin 7.maddesinde astların üstlerini çekiştirip onur kırıcı sözler söyleyemeyeceği, hükmüne yer verilmiştir[630]. Maddesinde “kanun”dan değil “ulusal ve uluslararası hukuk”tan söz edilerek bu konudaki belirleme yetkisi devletlerin iç hukuklarına bırakılmıştır. Buna göre suç ve cezaların belirlenmesine ilişkin norm türü üye devletlerin kendi sistemlerine göre belirlenecektir. Örneğin, ülkemizde bu norm türü “kanun” adındaki hukuk kurallarıdır. Sözleşme ile öngörülen husus, suç ve cezalarla ilgili keyfiliği önleyecek ve herkes için geçerli olacak kuralların konulmasıdır. Bu anlamda objektif ve herkes için uyulması zorunlu yazılı hukuk kurallarının yanında, İngiliz Common Law sisteminde olduğu gibi örf-adet kurallarıyla da suç ve ceza konulması mümkündür[605]. Yeter ki suç ve ceza öngören hüküm açık, anlaşılabilir ve ulaşılabilir olsun. Maddesine göre ulusal hukuk kurallarının yanında sözleşmeler, gelenek ve uygar uluslarca benimsenmiş bulunan genel ilkelerden oluşan uluslararası hukuk kuralları da suç ve ceza açısından bir kaynak değerini taşımaktadır[606]. Hiç kimse, işlendiği zaman ulusal ve uluslararası hukuka göre bir suç sayılmayan bir fiil veya ihmalden dolayı mahkûm edilemez.

  • C) 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
  • Buna karşılık bir disiplin tecavüzü söz konusu olduğunda disiplin amiri ceza ve­rip vermemek hususunda da serbesttir (AsCK m.163/2).
  • (4) Dilekçesindeki bilgi ve belgelerin yetersizliği durumunda mahkeme, eksikliğin bir ay içinde giderilmesini, aksihâlde istemin reddedileceğini ilgiliye duyurur.
  • 3- Tarafların birbirlerine karşı (rücu) hakkını kullanmalarında zamanaşımıa) Zarar görenler tarafından (bina veya kullanım hakkı sahibi olarak) kiralayana karşı dava açılmış olup da, zararın sorumlusu kiracı ise, zararı ödeyen kiralayan, kiracısına rücu edebilir.

Gerekirse tanıklığına ne dereceye kadar güvenilebileceği hakkında hâkimiaydınlatacak durumlara, özellikle şüpheli, sanık veya mağdur ile ilişkilerine dair sorular yöneltilir. (2) Tanıklık konusu bilgilerin Devlet sırrı niteliğini taşıması halinde; tanık, sadece mahkeme hâkimi veya heyetitarafından zâbıt kâtibi dahi olmaksızın dinlenir. Hâkim veya mahkeme başkanı, daha sonra, bu tanık açıklamalarından, sadeceyüklenen suçu açıklığa kavuşturabilecek nitelikte olan bilgileri tutanağa kaydettirir. (2) Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle tanıklıktan çekinmenin önemini anlayabilecek durumdaolmayanlar, kanunî temsilcilerinin rızalarıyla tanık olarak dinlenebilirler. Kanunî temsilci şüpheli veya sanık ise, bu kişilerinçekinmeleri konusunda karar veremez. (5) Bu madde hükümleri, kişinin ancak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme önünde tanık olarak dinlenmesihalinde uygulanabilir. (8) Elektronik ortamdan fiziki örnek çıkartılması gereken hallerde tutanak veya belgenin aslının aynı olduğubelirtilerek hâkim, Cumhuriyet savcısı veya görevlendirilen yetkili kişi tarafından imzalanır ve mühürlenir. (1) Mahkeme başkanı veya hâkim, her türlü tebligatı, tüm gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri veyakamu kurum ve kuruluşları ile ilgili yazışmaları yapar.

Devlet kuruluşlarının yapısı ve düzeni, bu kuruluşların yetkileri ve birbirleriyle olan ilişkileriyle karşılıklı durumları devlet ve kişilerin haklarıyla ödevleri, bu hukuksal yapının bütününü oluşturur” . Soykırım; bir planın icrası kapsamında, milli, etnik, ırki veya dini bir topluluğun tümden veya kısmen ortadan kaldırılması amacıyla, topluluk üyelerine karşı özellikle kasten öldürme suçlarının sistematik olarak işlenmesi suçuna denir.Tehcir/zorunlu göç, insanların göç ettirilmesi ve göç etmelerinin sağlanmasıdır. Soykırım olarak nitelendirilen milli, etnik, ırki veya dini bir grubun yok edilmesi sonucunu doğuracak koşullarda yaşamaya zorlanma veya bir gruba ait çocukların bir başka gruba zorla nakledilmesi ile bir yasal dayanağa sahip zorunlu sevk ve iskan fiillerinin, yani tehcirin/mecburi göçün bağlantısı yoktur. Bu yazımızda; özel güvenlik görevlilerinin, bir terör saldırısı neticesinde yaralanması, engelli duruma düşmesi gibi durumlarda, gazilik unvanı alıp, bu unvandan kaynaklanan haklardan yararlanıp yararlanamayacakları konusu, Anayasa, ilgili mevzuat ve Türkiye Büyük Millet Meclisi kanun teklifleri kapsamında değerlendirilecektir. Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti Aralık ayının üçüncü haftasında Türk Lirası, Dolar ve Euro üzerinden deyim yerinde ise bir kasırga yaşadı. Serbest piyasa düzenini benimsemiş sosyal hukuk devletinde; özellikle son birkaç aydır döviz kuru, enflasyon ve faiz üçgeninde yaşananları anlamlandırmak pek mümkün değildir. Belgede sahtecilik suçu ise; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Topluma Karşı Suçlar” başlıklı üçüncü kısmının “Kamu Güvenine Karşı Suçlar” isimli Dördüncü Bölümünde, m.204 ila m.212’de öngörülmüştür. Türk Ceza Hukuku’nda kusur, kasttan ve taksirden doğan sübjektif sorumluluktur. Suçun manevi unsuru denildiğinde, kişi ile işlediği fiil arasındaki manevi bağ anlaşılmaktadır .

Madde 78 –  (1) 75 ve 76 ncı maddelerde öngörülenişlemlerle elde edilen örnekler üzerinde, soybağının veya elde edilen bulgununşüpheli veya sanığa ya da mağdura ait olup olmadığının tespiti için zorunluolması hâlinde moleküler genetik incelemeler yapılabilir. Alınan örneklerüzerinde bu amaçlar dışında tespitler yapılmasına yönelik incelemeler yasaktır. (6) Bu madde gereğince alınacak hâkim veya mahkeme kararlarına itirazedilebilir. (4) Bilirkişi tarafından düzenlenen rapor örnekleri, duruşmasırasında Cumhuriyet savcısına, katılana, vekiline, şüpheliye veya sanığa,müdafiine veya kanunî temsilciye doğrudan verilebileceği gibi; kendilerineiadeli taahhütlü mektupla da gönderilebilir. (2) Atama kararında, gerekçesi de gösterilmek suretiyle, birincifıkrada belirtilen listelere girmeyenler arasından da bilirkişi seçilebilir. Madde 51 –  (1) 45 inci madde gereğince tanıklıktançekinebileceklere yemin verip vermemek hâkim veya mahkemenin takdirinebağlıdır. Madde 49 – (1) Mahkeme başkanı veya hâkim veya Cumhuriyetsavcısı tarafından gerekli görüldüğünde 45, 46 ve 48 inci maddelerde gösterilenhâllerde tanık, tanıklıktan çekinmesinin dayanağını oluşturan olguları bildirirve bu hususta gerektiğinde kendisine yemin verdirilir. Madde 48 – (1) Tanık, kendisini veya 45 inci maddenin birincifıkrasında gösterilen kişileri ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikte olansorulara cevap vermekten çekinebilir. (2) Kanun yoluna başvuru hakkı kendisinebildirilmemesi halinde de, kişi kusursuz sayılır. Madde 32 –  (1) Bu Bölümde yazılı hükümler zabıt kâtiplerihakkında da uygulanır. (3) Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde yapılan işler hakkında 29uncu madde hükmü uygulanır.

İşbu genel yetki kuralı, kendisini bertaraf eden özel bir düzenleme olmadıkça hukuk davaları açısından uygulama alanı bulur. Genel yetki kuralı dışında Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda ve diğer diğer kanunlarda düzenlenmiş olan özel yetki kuralları da vardır. Sadece cezanın yerine getirilmesinde dikkate alınmak üzere, on iki günün üzerindeki oda hapsi cezaları altı hafta sonu izinsizlik cezası sayılır. (2) İsnat olunan hususlar ile savunma için verilen süre açıkça ve yazılı olarak ilgiliye bildirilir. Yüksek disiplin kurulunun görevine giren disiplinsizliklerde verilecek savunma süresi üç iş gününden, diğer disiplinsizliklerde ise iki iş gününden az ve her hâlde beş iş gününden fazla olamaz. Savunması istenen kişinin talebi hâlinde ilave savunma süresi verilebilir. Ancak, ilk verilen savunma süresi ile ilave verilen savunma süresinin toplamı beş iş gününü geçemez. Verilen süre içinde savunmasını yapmayan personel savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.

1950’de Birleşmiş Milletler kararıyla İtalyan vesâyetine verilen Somali’de ilk meclis 1956’da oluştu. Meclis 1959’da bağımsız Somali Cumhuriyeti anayasasını hazırladı. 1 Temmuz 1960’ta da İngiliz ve İtalyan Somalisi birleşerek Somali Cumhuriyeti kuruldu. 21 Ekim 1969’da yönetimi devralan askerî cunta yeni bir anayasa için hazırlıklara başladı. Halen yürürlükte olan anayasa 25 Ağustos 1979 referandumuyla kabul edilmiştir. Yeni anayasada 1984’te cumhurbaşkanının seçimi ve görev süresiyle ilgili bir değişiklik yapılmıştır. Eyalet veya federe devletlerin yönetimleri federal devlet sistemine benzetilerek düzenlenmiştir. Başta cumhurbaşkanı tarafından tayin edilen valiler vardır. Vali millî meclise üye seçilebilme yeterliğine sahip ve ayrıca otuz beş yaşından büyük olmalıdır. Eyalet meclislerinin üye sayıları anayasada gösterilmiştir. Bu sayılara ilâve olarak anayasa hıristiyan, Hindu, Sih, Budist ve Parsî cemaatlerine de az sayıda üyelik verilmesini, bu sayıları belirterek öngörmüştür.

(1) Bu Bölümde yazılı hükümler zabıt kâtipleri hakkında da uygulanır. (3) Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde yapılan işler hakkında 29 uncu madde hükmü uygulanır. (1) Hâkim, yasaklılığını gerektiren sebeplere dayanarak çekindiğinde; merci, bir başka hâkimi veyamahkemeyi davaya bakmakla görevlendirir. (3) Ret isteminin kabulüne karar verildiğinde, gecikmesinde sakınca bulunan hâl nedeniyle yapılmış işlemler dışında, duruşma tekrarlanır. (1) Tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebeplerden dolayı bir hâkimin reddi, ilk derece mahkemelerinde sanığın sorgusu başlayıncaya; duruşmalı işlerde bölge adliye mahkemelerinde inceleme raporu ve Yargıtayda görevlendirilen üye veya tetkik hâkimi tarafından yazılmış olan rapor üyelere açıklanıncaya kadar istenebilir. Diğer hâllerde, inceleme başlayıncaya kadar hâkimin reddi istenebilir. (3) Yargılamanın yenilenmesi halinde, önceki yargılamada görev yapan hâkim, aynı işte görev alamaz. (2) Kovuşturmanın görevli ve yetkili olan mahkemenin bulunduğu yerde yapılması kamu güvenliği için tehlikeli olursa, davanınnaklini Adalet Bakanı Yargıtaydan ister. (2) Yetkisizlik iddiasına ilişkin karar, ilk derece mahkemelerinde sanığın sorgusundan önce, bölge adliye mahkemelerinde duruşmasız işlerde incelemenin hemen başlangıcında, duruşmalı işlerde inceleme raporu okunmadan önce verilir. Bu aşamalardan sonra yetkisizlik iddiasında bulunulamayacağı gibi mahkemeler de bu hususta re’sen karar veremez. (4) Yabancı ülkelerde bulunup da diplomatik bağışıklıktan yararlanan Türk kamu görevlilerinin işledikleri suçlardandolayı yetkili mahkeme Ankara mahkemesidir. (2) Şüpheli veya sanığın Türkiye’de yerleşim yeri yoksa Türkiye’de en son adresinin bulunduğu yer mahkemesiyetkilidir.

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Scroll to Top